YILDIZ TECHNICAL UNIVERSITY FACULTY OF ARCHITECTURE E-JOURNAL

E-ISSN 1309-6915
Volume: 13 Issue: 2
Year: 2018

Current Issue Published Issues Most Accessed Articles Ahead of Print











 
Search





Megaron: 5 (2)
Volume: 5  Issue: 2 - 2010
Hide Abstracts | << Back
1.A Contribution to Anatolian-Turkish Urban History: The Anatolian Seljuk City (From the Beginning of the 12th Century to the End of the 13th Century)
Koray ÖZCAN, Zekiye YENEN
Pages 55 - 66 (3289 accesses)
Bu araştırmanın amacı, Anadolu’da Selçuklu döneminde örgütlenmiş yerleşme sisteminin ve ulaşım ağı içindeki mekânsal ve işlevsel rollerinin Anadolu Selçuklu kentlerinin morfolojik karakteristikleri üzerinde etkili olup olmadığının tartışılmasıdır. Araştırmada “Anadolu Selçuklu kenti” kavramıyla (Müslüman) Selçuklu ile (Hıristiyan) Bizans kültürleri arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik karşılıklı etkileşim sürecinin Anadolu coğrafyasındaki mekânsal ortaklığı sözkonusu edilmektedir. Araştırma, Selçuklu dönemine ilişkin özgün tarihi kaynakların, arkeolojik-mimari kalıtlar eşliğinde irdelenmesi ve elde edilen bulguların harita ve planlar üzerinden mekânsal çözümlemelere dönük değerlendirilmesine dayanan bir yöntem kurgusu içinde ele alınmıştır. Araştırma sonunda, Bizans egemenliğinden devralınan yerleşim mirası üzerinde gelişen Anadolu Selçuklu kentlerinin, mekânsal örgütlenme düzeni üzerinde Anadolu öncesi Türk yerleşim pratiklerinin etkili olduğu belirlenmiştir. Bu tespit eşliğinde, Anadolu Selçuklu kentleri, mekânsal ve işlevsel kimlik farklılıkları açısından, “kale kent”, “açık kent” ve “dış odaklı büyüme” modelleri olmak üzere üç farklı kategori altında sınıflandırılmıştır.
Anatolian Seljuk cities reflect the morphological characteristics in terms of their spatial and functional roles in the urban network and transportation system set up in Anatolia. Within this scope of definition, (the meaning of) the concept of “the Anatolian Seljuk city” is conceived as the result of the impact of the social, cultural and economic symbiosis between Christian-Byzantine and Muslim-Seljuk on spatial organization in Anatolia. In order to establish the Anatolian Seljuk city, in terms of research sources and its methodology, it is considered that the use of original historical and manuscript sources and their spatial dimension should be used. Within this framework, the spatial organization and morphologies of Anatolian Seljuk cities are defined using maps based on manuscript sources and archaeological or architectural ruins. As a result, Anatolian Seljuk cities developed based on Byzantine urban heritage, and also organized spatially under the impact of pre-Anatolian Turkish urban culture. In this regard, three categories were defined, namely “fortified city”, “open city” and “external focused city” models, according to their distinguishing spatial and functional characteristics.

2.A Method of Analysing Urban Image: Lessons from Kastamonu
Nilgün Ç. ERKAN, Zekiye YENEN
Pages 67 - 81 (2927 accesses)
Bu çalışma bir yerleşmenin nasıl algılandığının araştırılmasına ilişkin bir yöntem denemesini anlatmaktadır. Çalışmada topografya, ölçek, doku gibi kente ilişkin özelliklerin yanısıra cinsiyet, eğitim düzeyi, ulaşım tipi ve yerleşmede yaşama süresi gibi kenti algılayanın kişisel özelliklerinin kent algısını nasıl etkilediği ortaya konulmaktadır. Ortaya konulan yöntem denemesinin Kastamonu kenti aracılığıyla örneklendiği makalede kentsel imaj ve zihinsel haritalar ile ilgili araştırmalarda ifade edilen yöntem ve tekniklerden benzeri çalışmalarda nasıl ve ne ölçüde yararlanılabileceği de açıklanmaktadır.
This study is about the research method of perception experiment of a settlement. The study displays the role of topography, scale, nature and mode of circulation as environmental peculiarities as well as personal characteristics such as gender, level of education, duration of residency in the perception procedure of the city. The article explains how and to what degree one could benefit from this study of methods and techniques of urban image and mental map researches.

3.Comparision of Physical Activity Levels of People in Different Residential Areas
Ebru ÇUBUKÇU, Rabia ZEYBEK, Nazlı SHAFEI
Pages 82 - 90 (1553 accesses)
Bu çalışma İzmir’de yer alan üst gelir grubuna hitap eden iki konut bölgesinde (kent merkezinde geleneksel konut dokusunda ve kent çeperinde toplu konut bölgesinde) yaşayan katılımcıların fiziksel aktivitede bulunma düzeylerini karşılaştırmayı amaçlamıştır. Seçilen çalışma alanları ekonomik ve sosyal yapı açısından birbirine benzemektedir. Seçilen alanlarda yaşayan katılımcıların fiziksel aktivite düzeylerini belirleyebilmek için anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya toplam 45 kişi (toplu konut bölgesinde 23 kişi, geleneksel konut dokusunda 22 kişi) katılmıştır. Ankete katılan bireylere altı grup soru sorulmuştur; (1) bireysel özellikler (yaş, cinsiyet, vb.), (2) gelir ve eğitim durumu ve hane halkı büyüklüğü, (3) yaşadığı mahalleye kendini ait hissedip hissetmediği ve mahallenin kimliğini yansıtıp yansıtmadığı, (4) araç sahipliliği, toplu taşım olanaklarını kullanma oranı, (5) gereksinimlerini karşılamak için (iş yerine, eğlence mekanlarına, alışveriş mekanlarına) hangi ulaşım yöntemini kullandıkları ve (6) spor için ne kadar zaman ayırdıkları. Sonuçlar, iki bölgede katılımcıların benzer bireysel özelliklere, gelir ve eğitim durumuna, hane halkı büyüklüğüne, aidiyet ve kimlik duygularına, araç sahipliliğine ve toplu taşım olanaklarını kullanma oranlarına sahip olduğunu gösterirken, iki bölgede yaşayan katılımcıların fiziksel aktivitede bulunma düzeylerinin benzer olmadığını ortaya koymaktadır. Geleneksel konut dokusunda yaşayan katılımcılara kıyasla toplu konut bölgesinde yaşayan katılımcılar spor amaçlı fiziksel aktivitede bulunmak için daha çok zaman harcadıklarını belirtmelerine rağmen günlük gereksinimlerini karşılamak için fazla fiziksel aktivitede bulunmadıklarını (yürümediklerini) daha çok özel araç kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu çalışmanın bulguları planlama ve kentsel tasarımda uygulanabilir.
This study aims to compare the physical activity level of people residing in traditional residential settings in the city center with those residing in mass housing units on the outskirts of the city. Two settings were selected in Izmir, Turkey; one representing traditional residential inner-city settings and the other representing large-scale housing on the edge of the city. Both were similar in terms of economic and social characteristics. A survey was conducted to determine the residents’ level of physical activity. Forty-five people (23 participants living in the mass housing units, 22 participants residing in traditional apartments) participated in the study. Participants answered questions related to; (1) demographic characteristics; (2) income and education level, household size; (3) identity and belonging to neighborhood; (4) car ownership, usage of public transportation; (5) mode of transportation to satisfy basic needs (travel to work, recreation and shopping); (6) time spent on sports. Results showed that in both settings participants’ demographic characteristics, income and education level, household size, identity and belonging to neighborhood, car ownership and usage of public transportation were similar. However, participants’ physical activity levels were different in the two settings. In the city center more participants reported that they walked rather than drove in order to satisfy their basic needs (transportation to work, recreation and shopping), whereas a greater number of participants living in the mass housing units reported that they relied on automobiles to satisfy basic needs. The findings of this study have applied value in planning and urban design.

4.Re-thinking the Agricultural Land Destruction and Environmental Impact Assessment in Turkey
Mehmet Doruk ÖZÜGÜL
Pages 91 - 101 (1707 accesses)
İdeal tanımları gereği koruma amaçlı yasalar, planlama ve çevresel etki değerlendirmesi arazi kullanım kararlarını yönlendirerek doğal değerleri koruma amacına hizmet eden önemli araçlardır. Ülkemizde her üç aracın da varlığına rağmen doğal değerlerin tahribatı gün geçtikçe büyüyen bir sorunsaldır. Bu durumda, tüm bu araçların ne ölçüde doğal değerleri koruma amacına hizmet ettiklerinin sorgulanması daha anlamlı görünmektedir. Çalışmada, bu bağlamda iki temel soruya doyurucu yanıtlar aranmaktadır. Bu sorulardan ilki ülkemizde yürütülmekte olan proje merkezli çevresel etki değerlendirmesi yaklaşımının doğal değerleri koruma açısından ne kadar işlevsel ya da başarılı bir araç olduğudur. Bu soruya Türkiye için vazgeçilmez bir doğal değer olan tarım alanlarının ne ölçüde korunabildiğine ilişkin sayısal bir inceleme ışığında yanıt aranmaktadır. Yanıt aranan ikinci soru ise önemli ölçüde tarım alanı kaybına yol açan bu sürecin temel faktörlerinin neler olduğudur. İllerin tarım alanı kayıplarının bağımlı değişken olarak kabul edildiği çalışmada, içerisinde çevresel etki Değerlendirmesi kararlarının da bulunduğu 11 bağımsız değişken, bağımlı değişkende yaşanan değişimi açıklamak amacıyla incelemeye tabi tutulmuştur. Bu çalışmanın yukarıda belirtilen sorularla da ilişkili iki temel sonucu bulunmaktadır. Bunlardan ilki, ülkemizde uygulandığı haliyle çevresel etki değerlendirmesinin herhangi bir bütüncül koruma işlevine hizmet etmediğidir. İkinci olarak ise, ele alınan bağımsız değişkenler tarım alanı kayıplarını %73 düzeyinde açıklamaktadır.
By definition and through their practical application, conservation laws, planning and the Environmental Impact Assessment should all be important tools which serve a basic aim, namely the conservation of nature. However, in our country, despite the existence of all three tools, the “destruction of the natural environment” is a growing problem. In this case, it seems more meaningful to re-examine to what extent all these tools are serving to natural conservation aim. Within this context, this study aims to give satisfactory replies to two major questions. The first question is how functional and successful a tool for protescting the environment the Environmental Impact Assessment actually is in Turkey, given its project-orientated application. Agricultural land is a vital natural asset in this country, and this study makes use of quantative research to provide an accurate answer to this question. The second question considered in the study is, what factors in the process result in major loss of agricultural land? In this study where “agricultural land losses of the provinces” is the dependent variable, 11 independent variables, including Environmental Impact Assessment decisions, are evaluated to explain the changes in the dependent variable. The study draws two major conclusions. First, that the Environmental Impact Assessment, as it is managed in our country, does not serve a comprehensive protection function. And second, the independent variables which are used in this study put agricultural land losses at a level of 73%.



© 2018 Yıldız Teknik Üniversitesİ Mimarlık Fakültesİ



LookUs & Online Makale