YILDIZ TECHNICAL UNIVERSITY FACULTY OF ARCHITECTURE E-JOURNAL

E-ISSN 1309-6915
Volume: 14 Issue: Suppl.-1
Year: 2019

Current Issue Published Issues Most Accessed Articles Ahead of Print












 
Search





Megaron: 5 (1)
Volume: 5  Issue: 1 - 2010
Hide Abstracts | << Back
1.Solar Hot Water System Matter in Turkey (Mersin Case)
Esra SAKINÇ, Müjgan ŞEREFHANOĞLU SÖZEN
Pages 1 - 10
Sürdürülebilirlik yaklaşımının, yapı sektörüne etkileri göz önüne alındığında, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı bağlamında, güneş enerjisinden etken yararlanma sistemleri, önemli bir tasarım öğesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygun coğrafi konumundan dolayı, ülkemizde güneş enerjili su ısıtma sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak, bu sistemlerin uygulamalarındaki olumsuzluklar, önemli verim kayıplarına, sağlıksız koşullara neden olurken, yapılarda ve kentlerde çirkin görüntülere neden olmaktadır. Özellikle ülkenin güney bölgelerinde, doğal dolaşımlı açık devre sistemler ekonomik olduğundan ve düzenlemelerine yönelik herhangi bir yönetmelik olmadığından yaygın kullanımları karşımıza önemli bir sorun olarak çıkmaktadır. Çatılarda özensiz olarak kullanılan güneş enerjili su ısıtma sistemlerinin mimari tasarım öğesi olarak değerlendirilmemesi sorunun temel nedenlerinden biridir. Bu çalışmada, sistemlerin yaygın olarak kullanıldığı ve sorunun belirgin olarak yaşandığı Mersin ele alınarak, yenileme çalışmalarının sağlayacağı iyileştirilmelerin ortaya konması amaçlanmıştır.
When the effects of sustainability on the construction sector have been taken into consideration, solar active systems on buildings emerge as an important design issue in the context of renewal energy usage. Solar hot water systems such as those widely used in Turkey are inefficient and have a negative effect on a building’s aesthetic and the urban view in general because of the poor quality of installation. Natural circulated open loop systems are commonly used, particularly in the south of Turkey, as they are highly economical and require no regulation to install. Solar hot water systems tend to be clustered together on the roofs, causing visual pollution, and this situation arises largely because are not considered part of the architectural design. It is therefore important to consider the negative effects of such systems in the form of treatment studies. This study aims to determine the positive effects that will be gained by the renovation of solar hot water systems in Mersin, a city in the southern region of Turkey.

2.A Fuzzy Logic Model to Classify Design Efficiency of Nursing Unit Floors
Tuğçe KAZANASMAZ, Gökmen TAYFUR
Pages 11 - 22
Bu çalışma, bulanık mantık algoritması oluşturularak, örnek seçilen devlet hastanelerinin hasta bakım ve tedavi alanlarının tasarım verimliliklerine göre sınıflandırılması için yürütülmüştür. Hasta bakım ve tedavi ünitelerinin kat planlarından hasta kullanım alanları ve dolaşım alanları elde edilerek bulanık mantık modeli alt kümeleri için üyelik fonksiyonları oluşturulmuştur. Girdi değişkenleri olarak hasta kullanım alanları ve dolaşım alanları modellenmiştir. Girdi değişkenleri ile çıktı değişkeni olan tasarım verimliliği arasındaki ilişkiler bulanık mantık kuralları ile ortaya çıkarılmıştır. Mevcut olan hasta bakım ünitelerini incelemek için, verimlilik çıktı değerleri modelden elde edilmiştir. Genel tasarım normları, tasarım kriterleri ve önceki çalışmalar ışığında ve de bu model aracılığıyla verimlilik sınıfları oluşturulmuştur. Verimlilik sınıflandırılması hastanelerin karşılaştırılarak incelenmesiyle sonuçlanmıştır.
This study was conducted to determine classifications for the planimetric design efficiency of certain public hospitals by developing a fuzzy logic algorithm. Utilizing primary areas and circulation areas from nursing unit floor plans, the study employed triangular membership functions for the fuzzy subsets. The input variables of primary areas per bed and circulation areas per bed were fuzzified in this model. The relationship between input variables and output variable of design efficiency were displayed as a result of fuzzy rules. To test existing nursing unit floors, efficiency output values were obtained and efficiency classes were constructed by this model in accordance with general norms, guidelines and previous studies. The classification of efficiency resulted from the comparison of hospitals.

3.Earthquake and Physical and Social Vulnerability Assessment for Settlements: Case Study Avcılar District
Gül YÜCEL, Görün ARUN
Pages 23 - 32
Dünyada ve Türkiye’de, deprem, sel, heyelan kasırga vb doğal afetler sonucu ekonomik ve sosyal kayıplar oluşmaktadır. Çalışmada, Türkiye’de deprem tehlikesi altındaki mevcut yerleşim alanlarının afet öncesi fiziksel ve sosyal etkilenebilirliğini belirlemeye yönelik bir öneri geliştirilmiştir. Mevcut yerleşimlerin depremden fiziksel ve sosyal etkilenebilirliğinin belirlenmesi kapsamında binaların; üzerinde bulunduğu zemin özellikleri, fiziksel özellikleri, tahliye koşulları ve kullanıcılarının sosyal (demografik ve sosyoekonomik) yapısı önemlidir. Binanın üzerinde bulunduğu zemin için yüzey fayları, yer sarsıntısı, sıvılaşma olasılığı, heyelan tehlikesi ve depremle ilgili sel tehlikesine ilişkin veriler ele alınır. Fiziksel dokuyu oluşturan başlıca unsurlar; binanın taşıyıcı sistemi ve taşıyıcı olmayan etkilenebilir bileşenleridir. Binanın tahliye sistemi etkilenebilirlik değerlendirmesinde; merdiven taşıyıcı sistemi, merdiven evi özellikleri, kaçış yolu genişliği, çıkış kapısının boyutları, açılış yönleri ve doğal aydınlatma ile binanın en yakın açık alana mesafesi gibi konular değerlendirilir. Bina konut kullanıcısı için sosyal etkilenebilirlik kapsamında etkilenebilir yaş grupları, eğitim, gelir, mülkiyet durumu vb. gibi alt başlıklarda değerlendirme yapılır. Yerleşimlerin depremden fiziksel ve sosyal etkilenebilirliğinin belirlenmesine yönelik öneri, çalışmada geliştirilen formlarla İstanbul Avcılar ilçesinde 40 betonarme binada (349 konut) ve 1225 konut kullanıcısına uygulanmıştır. Fiziksel ve sosyal etkilenebilir bileşenlerin önem derecesi ve ağırlıklarının belirlenmesi için; ilgili meslek gruplarından (mimarlık, şehir plancılığı ve inşaat mühendisliği) anket yoluyla görüş alınmıştır. Anketlerden elde edilen veriler faktör analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Uygulama sonuçlarına göre örneklerin büyük bir kısmı yüksek etkilenebilir yapıdadır.
Many settled areas in Turkey and across the globe suffer economical and social losses resulting from natural disasters such as earthquakes, floods, hurricanes and landslides. In this study, a vulnerability assessment model has been developed for earthquake prone areas in Turkey. The vulnerability assessment model includes ground factors, a building’s physical conditions, building evacuation and social (demographic and socioeconomic) aspects of the settlement. The ground vulnerability factor is calculated using factors such as the earthquake zone, soil classification, land sliding and liquefaction threats. The physical vulnerability factor depends on the structural and non-structural threats of the building; the building evacuation vulnerability factor includes the position and structural system of the staircase, the width and natural illumination of the evacuation route, the size and opening of the building exit doors to the street and the distance of the building to the closest open area. The social vulnerability factor considers the age group, gender, family type, education, ownership, income etc of the building users. This vulnerability assessment model is applied to a case study - that of the Avcılar district of Istanbul. Forty different reinforced concrete residential buildings (349 apartments) of 1225 people are assessed using the develop checklist. In order to evaluate the checklist and to assess the importance (relevance) of vulnerability factors, a questionnaire is forwarded to various related professional groups (architecture, urban planning and civil engineering). The results of the questionnaire are examined using SPSS software with factor analysis. According to the results, most of the samples in the case study area can be classified as high vulnerable.

4.Model Proposed for the Process of Information Collection for Adoption of Technological Innovations in Construction Products
Pelin KARAÇAR ERCOŞKUN, Erkan AVLAR
Pages 33 - 42
Yapı teknolojisinde yeniliklerin benimsenmesi, ürünlerin geliştirilmesinde ve yapı üretiminde önemlidir. Teknolojik yenilikler ile ortaya çıkan yapı ürünlerinin benimsenmesinde kullanılan sezgisel, sınama ve yanılmaya dayalı yaklaşımlarda tek bir noktaya odaklanılması, yeni ürünlerin seçiminde doğru belirleme yapma olanağını azaltmaktadır. Yeniliklerin benimsenmesinde ilk önemli süreç, bilgi edinme sürecidir. Yeniliklerin benimsenmesinde yer alan bilgi edinme sürecinde eksikliklerin oluşması durumunda doğru bilgiye ulaşmak oldukça zordur. Doğru bilgi ile tasarım ve uygulama süreçlerine başlanmaması durumunda, malzemelerin yanlış seçimi ile birlikte projeyi ekonomik açıdan olumsuz etkileyen malzeme, zaman ve işçilik kayıpları oluşabilmektedir. Ayrıca, bu ortamda yapının performans koşulları etkilenmekte, buna bağlı olarak yapının hizmet ömrü kısalmakta, çevre ile olan etkileşimi zarar görmekte ve bunun sonucunda kullanıcılar açısından olumsuz sonuçlar doğuran koşullar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bilgi edinme süreci, yapı ürünlerinde teknolojik yeniliklerin benimsenmesinde ilk önemli süreç olarak ele alınmalıdır. Aynı zamanda, sistematik olarak doğru bilgiye ulaşmak için bilgi edinme sürecinde yer alan aşamaların doğru şekilde kurgulanması gerekmektedir. IDEF0 süreç modelleme tekniği kullanılarak geliştirilen model, iletişim, ağ oluşturma, bilginin değerlendirilmesi ve bilgi ölçeğinin belirlenmesi aşamalarından oluşmaktadır. Geliştirilen model ile, yapı ürünlerinin geliştirilmesi sürecinde yenilikçi yaklaşımlar için doğru bilgi setinden faydalanmasın sağlamaya yönelik sistematik bir öneri ortaya konmuştur.
The adoption of innovation in construction technology is important for product development and for the construction of buildings. Making use of technologically innovative construction products by focusing on a single point based on a heuristic, trial and error method reduces the possibility of making an accurate determination of the value of these innovations. Obtaining accurate information is difficult if deficiencies occur during information capture. These deficiencies may lead to the selection of unsuitable materials and can cause delays, loss of workers and material thus affecting economic strength. These incidents may be relevant to design, construction or problems in the information capture processes. The performance of the building is also affected and accordingly the building’s service life is shortened. The interaction of the building with the environment becomes unhealthy with building users experiencing negative effects. Therefore, the information process should be considered the first vital step in the adoption of technological innovations in construction products. Consequently, the logic behind the information capture process should be systematic and concrete, and phases correctly built in order to systematically obtain accurate and pertinent information. The developed model consists of Communication, Networking, Information Assessment and Determination of Scale of the information phases. The IDEF0 modeling technique was used in the formation of these stages. A systematic approach has been established for the development of construction and building products which enables users to obtain the right information while allowing innovation throughout all phases of the process.

5.A Qualitative Research Experience of the Strategic Role of Users and Customers on the Architectural Offices Innovativeness
Yasemin ERBİL, Nilüfer AKINCITÜRK
Pages 43 - 50
Yapı tasarım ve üretim sürecinde çok sayıda aktör yer almaktadır. Bu aktörlerinden birisi olan mimarlık ofisleri, inşaat sürecinin çeşitli aşamalarında yer alması ve farklı uzmanlık alanları arasında koordinasyon sağlaması nedeniyle kritik bir rol üstlenmektedir. Yeniliklerin bir rekabet aracı haline geldiği günümüz koşullarında kullanıcı ve müşterilerin etkisi her alanda olduğu gibi mimarlık hizmetleri alanında da yoğun olarak hissedilmektedir. Mimarlık ofislerinin yenilikçilik sürecinde kullanıcı ve müşterilerin üstlendikleri rolü kavramak ve bu süreçte etkili olan faktörleri araştırmak üzere bir alan araştırması tasarlanmıştır. Söz konusu araştırmada; yeniliklerin gerçekleşmesi sürecinin bütünsel olarak kavranması ve yorumlanması amaçlanmış ve bu nedenle araştırma yöntemi olarak kalitatif araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Zengin bir bilgi kaynağına sahip olduğu düşünülen kişilerin çalışmada yer almasını sağlamak amacıyla amaçlı örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Seçilen analiz birimi ile araştırmasının teorik çerçevesini oluşturan soruların yanıtlarını araştırmak üzere yüz yüze görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Makalede araştırma süreci tanıtılmakta ve elde edilen veriler değerlendirilmektedir.
There are many actors influencing innovation during building design and construction periods. One of these is the architect. The architect plays a major role in various phases of the construction process, and as such, is an important player in the construction sector. In addition, architectural offices function as a co-ordinating hub for the activities of various professions involved in the construction process. For these reasons, architects assume an important role in construction networks. Competition is becoming more and more related with innovation. Accordingly, there is growing interest in the role of clients within the construction industry similiar with other sectors. Because of this, many factors such as company size, business strategy, customer relations, sales and marketing approaches and innovative networks are becoming more and more vital to survive in the construction sector. A case study was carried out to better understand the role of clients and the factors influencing the innovation process within architectural design offices. As the goal of this research was to understand and interpret the whole process of innovation, a qualitative research method was selected. A purposive method has been used in order to ensure that those who are considered a source of important information become a part of the research. Data was collected from the analyses unit via face to face interviews. In this paper the research process is explained and the collected data evaluated.

6.MERSIN From Railway Station to the Lighthouse
Zekiye YENEN
Pages 51 - 52
Abstract | Full Text PDF



© 2019 Yıldız Teknik Üniversitesİ Mimarlık Fakültesİ



LookUs & Online Makale