YILDIZ TECHNICAL UNIVERSITY FACULTY OF ARCHITECTURE E-JOURNAL

E-ISSN 1309-6915
Volume: 14 Issue: 3
Year: 2019

Current Issue Published Issues Most Accessed Articles Ahead of Print











 
Search





Megaron: 3 (3)
Volume: 3  Issue: 3 - 2008
Hide Abstracts | << Back
ARTICLE
1.The Evaluation Of Transformation Potantial Of The Industrial Zones Located On The Urban Waterfronts; Haliç – Dockyards Region
Bora Yerliyurt, Emre Aysu
Pages 194 - 205
20.yüzyılın başlarında sanayileşmenin getirdiği sosyo-ekonomik sorunlar ve yeniden yapılanma süreçleri tartışılırken, 21.yüzyıla girerken sanayi sonrası toplumlardaki dönüşüm süreci ve buna paralel olarak gelişen küresel değişimler gündeme gelmiştir. Küreselleşmeyle birlikte sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş süreci, sosyal ve ekonomik politikalarda olduğu gibi, özellikle gelişmekte olan ülkelerin kentleşme süreçlerinde de önemli değişikliklere neden olmuştur. Sanayi sektörünün yerini hizmetler sektörüne bırakması, kentlerin sosyo-ekonomik yapısıyla birlikte arazi kullanış desenlerini de etkilemiştir. Bu süreç içinde uygulanan desantralizasyon politikaları ile kent merkezlerinden geri çekilen sanayi fonksiyonunun boşalttığı alanların nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusu önem kazanmıştır. Bu noktada ‘Kentsel Dönüşüm’ kavramı, kentsel planlamanın önemli bir enstrümanı olarak ön plana çıkmıştır.
Çalışma kapsamında, sanayisizleşme süreci sonucunda kentsel kıyı alanlarında konumlanan atıl kalmış sanayi alanları, kentsel dönüşüm bağlamında irdelenmiş ve benzer özellik gösteren Haliç kıyısında konumlanan tersaneler bölgesi ve geri alanı bu çerçevede değerlendirilmiştir. Varsayımlar doğrultusunda çalışma alanındaki kentsel dönüşüm sürecinde
etken olması beklenen faktörler irdelenmiş ve elde edilen sonuçlara göre bu faktörlerin kentsel dönüşüm sürecine olası etkileri ortaya konmuştur.
While in the beginning of the 20th century the socio-economic problems and restructuring issues brought by industrialization were being discussing, towards the 21st century the global factors in parallel with the transformation process of post industrial societies are started to be discussed. Supported by the globalization process of transition through industrial society to information society, besides the social and economical politics, it has also considerable modifications especially on urbanization process of developing countries. The installation of services instead the industrial sector is effected the socio-economic organization and the land use patterns of the cities. Though the implementation of decentralization politics, the approaches in order how to maintain the retreated industrial areas in the centre of cities rather gained importance. At this point, the ‘Urban Transformation’ concept is brought forth as a fundamental instrument of urban planning.
In the scope of this paper, the retreated industrial areas during the deindustrialization process are examined and in accordance with this study the naval dock yard region and its hinterland in the Golden Horn is evaluated as a case study.
According to the assumptions, potential factors which affect the urban transformation process of the region are inquired and outcomes are put forward.

2.Bosnia-Herzegovina’s Changing Post War Housing Policy – Mostar Case: New Settlement Areas
Pınar Engincan, İhsan Bilgin
Pages 206 - 218
Çalışma üç ana başlıkta yapılmıştır. Giriş bölümünde Yugoslavya’nın dağılma süreci, sosyalist kent kuramları ve sosyalist kentte konut alanları tariflenmiş, çalışmanın kapsamı açıklanmıştır. İkinci bölümde; Bosna – Hersek’in değişen konut politikası, sadece Yugoslavya dağıldıktan Bosna – Hersek kurulduktan sonraki dönemi irdeleyerek değil, aynı zamanda Yugoslavya’dan devralınan konut politikası bağlamında 1950’lilerden itibaren ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise; Bosna – Hersek’te yürütülmüş olan konut politikalarının Mostar’a nasıl yansıdığı, 1950’lilerden itibaren kentin konut alanlarının kent yerleşimini nasıl etkilediği, savaşla değişen politik sistemin kente yansımaları incelenerek, mevcut konut politikası bağlamında kentin yeni yerleşim alanlarına yönelik çıkarımlar yapılmaya çalışılmıştır.
The study composes of three main topics. Yugoslavia’s separation process, socialist city theories and housing areas in socialist cities have been described and the scope of the study has been explained in the introduction section. In the second section; Bosnia – Herzegovina’s changing housing policy has been examined not only by including the period
after Yugoslavia’s separation and establishment of Bosnia – Herzegovina but also the period starting from 1950s in terms of housing policy taken from Yugoslavia. In the third and final section; the reflection of housing policies conducted in Bosnia – Herzergovina to the city Mostar, the impact of the housing areas of the city on the city settlement since 1950s
and the reflection of the political system changing with the war on the city have been studied and inferences have been made regarding the city’s new settlement areas in the context of the current housing policy.

3.Konstantin Kalfa’nin Mektubu
Oya Şenyurt
Pages 219 - 229
Abstract | Full Text PDF

4.The Dispute In The Construction Cost Of Küçüksu Summer Palace: Money Owed To The Russian Master Builder Konstantin
Oya Şenyurt
Pages 330 - 343
Ondokuzuncu yüzyılın ortalarından itibaren yabancı mimar ve mühendislerin Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentinde faaliyet gösterdikleri bilinmektedir. Ancak, en az onlar kadar önemli olan yabancı kalfaların isimleri bugün kapsamlı bir araştırmanın konusu olmamıştır. İsimlerinin ve faaliyetlerinin yeterli derecede bilinmemesi onların devletle olan bağlantılarını kurmamızı da güçleştirmektedir. Yabancı mimarlar için bu bağlantıyı kurmak daha kolay olmaktadır. Yabancı mimarların devletle yaptıkları iş sözleşmeleri kayıtlı olmasına ve bu sözleşmelerin onların genel çalışma koşullarını tarif etmesine rağmen, kalfaların parça başı işlere göre ücret almaları, götürü usulü iş yapmaları ve her inşaat işinin farklı örgütlenmesi yabancı kalfalar ve devletin ilişkilerinde işe göre değişen bazı durumları ortaya çıkarmaktaydı. Bunun ötesinde yetkin bir finans ve hukuk sisteminin kurulmaması yabancı kalfaların inşaat işlerinden doğan devletle olan anlaşmazlıklarında uluslararası krize sebep olabilmekteydi. Bu durum aynı zamanda bir inşaat alacağı konusunda bir kaç farklı kararın alınmasına, davaların uzamasına ve keyfi karar verilmesine yol açan pek çok ciddi sorunu da beraberinde getirmekteydi. Diğer bir deyişle, hak ve sorumluluklarla sınırları çizilmeyen ve her inşaat işine göre değişen kalfa-devlet pozisyonu “ara kadroların” da devreye girmesiyle olayları daha karmaşık bir noktaya sürüklemekteydi. Bu makalede, Abdülaziz döneminde Küçüksu Kasrı’nın kapsamlı tamiratını gerçekleştiren Rus Konstantin Kalfa’nın devletle olan alacak davasındaki süreç, söz konusu olan bakış açılarıyla ele alınmıştır. Dönemin diğer kalfaları gibi, inşaat işlerini finanse etmek için banker Mösyö Lorando’ya borçlanan Konstantin Kalfa’nın, devletin inşaat borcunu ödememesi sebebiyle bankere olan borcunun üstüne binen faiz yükü yüzünden Rusya’daki malının mülkünün satılmasına St. Petersbourg senatosu tarafından karar verilmiştir. Rus Konstantin Kalfa, sarraf, banker gibi “ara kadrolar”ı devreye sokarak rüşvetle işini çözümlemek için çeşitli yollara başvurmuştur. Bürokrat-kalfa ve ikisinin arasında köprü vazifesi gören “ara kadrolar”ın hem etnik köken hem de çıkar ilişkileri bağlamında değişkenlik gösteren konumları ve statüleri dikkat çekicidir. Osmanlı-Rus Savaşı’nın patlak vermesiyle Rus Konstantin Kalfa’nın devletle inşaat alacaklarından kaynaklanan davası uluslararası bir boyut kazanarak çözümsüzlüğe sürüklenmiş ve alacak davası otuz sene ödenmeyen borç yüzünden oğlu tarafından sürdürülmüştür.
It is known that foreign architects and engineers have worked in the capital city of the Ottoman Empire as from the mid nineteenth century. Names of foreign master builders, however, at least as important as these architects and engineers, have not been made a subject of any comprehensive research. We face difficulties in establishing their relations with the State because of inadequate information regarding their names and activities. Such relations are easier to establish for foreign architects. Work contracts between foreign architects and the State were recorded and included a description of their general working conditions. The status, however, varied in the relations of foreign master builders and the State on the basis of work type because master builders were paid on piecework, work was performed on a lump sum basis, and each construction work was organized differently. Furthermore, the lack of an effective finance and law system could cause international crisis in the disputes between foreign master builders and the State arising out of the monies owed to the former by the latter. This situation brought about extremely serious problems including more than one decision with respect to a construction claim, time consuming court actions and arbitrary court decisions. In other words, the master builder – State position which was not defined under rights and responsibilities, and varied with every construction work, instigated a more confused state of affairs with the added involvement of “intermediate staff” too.
In this article, the action of debt filed against the State by the Russian Master Builder Konstantin, who realized a comprehensive repair of the Küçüksu Summer Palace in the reign of Abdülaziz, is discussed with these perspectives. Like the other master builders of the period, Master Builder Konstantin borrowed money from Mösyö Lorando, a banker, in order to finance the construction work. The State, however, did not pay the money owed to Konstantin, whose properties in Russia were sold with the decision of the St. Petersburg Senate because of the interest which accrued on the loan he borrowed from the banker. The Russian Master Builder Konstantin tried various means to solve his problem through bribery with the mediation of “intermediate staff” like money changers and bankers. Positions and statuses of bureaucrat-master builder and the “intermediate staff” functioning as a bridge between the two, which varied according to both ethnicity and advantage relations is interesting to note. With the declaration of the Ottoman – Russian War, the debt action for the construction claims of the Russian Master Builder Konstantin gained an international dimension and was not solved. The action was continued by Konstantin’s son for the State’s debt which remained unpaid for thirty years.



© 2019 Yıldız Teknik Üniversitesİ Mimarlık Fakültesİ



LookUs & Online Makale